Pazar, Ocak 18, 2026

Beş Parmak’tan Kebaba: İki Mutfağın Hikâyesi

Paylaş

Yemek sadece beslenme değil, kültürün aynasıdır. Kazak ve Türk mutfağı birbirine ne kadar benziyor, ne kadar farklı? Bir Kazak öğrencinin damak tadı yolculuğu.

Çok farklıymış.

Kazak Mutfağından Özlediklerim

Beshbarmak (Beş Parmak): Adını elle yenmesinden alıyor. Haşlanmış et (genellikle at eti veya koyun), ince hamur parçaları ve soğanlı et suyu. Kazakistan’ın ulusal yemeği. Özel günlerde, bayramlarda, misafir ağırlamalarında sofradan eksik olmaz.

Türkiye’de beshbarmak yok. En yakın alternatif mantı ama o da farklı. Beshbarmak özlemim o kadar büyük ki bazen yurtta kendi başıma yapmaya çalışıyorum. Tabii at eti bulamıyorum, sığır etiyle idare ediyorum. Aynı tadı vermiyor ama yine de içimi ısıtıyor.

Kımız: Kısrak sütünden yapılan fermente içecek. Ekşimsi, hafif köpüklü, çok benzersiz bir tadı var. Kazakistan’da yazın her yerde bulunur. Sağlıklı olduğu söylenir, sindirime iyi gelir.

Türkiye’de kımız bulmak neredeyse imkânsız. Bir keresinde bir Orta Asya marketinde buldum ama fiyatı çok yüksekti ve tadı da tam aynı değildi. Gerçek kımız için Kazakistan’a dönmem lazım.

Baursak: Kızartılmış hamur topları. Türkiye’deki lokma tatlısına benzer ama tuzlu versiyonu var, kahvaltıda veya çay yanında yenilir.

Türkiye’de lokma var ama sadece tatlı versiyonu. Ben baursak’ı çayla birlikte, tuzlu olarak yemeyi özlüyorum.

Türk Mutfağıyla Tanışmak

Türkiye’ye gelmeden önce Türk yemeklerini tanıyordum – en azından öyle sanıyordum. Kazakistan’daki Türk restoranlarında döner, kebap, lahmacun yemiştim. Ama gerçek Türk mutfağı bundan çok daha zenginmiş.

Kahvaltı: Türk kahvaltısı beni şaşırttı. Kazakistan’da kahvaltı genelde hafiftir – çay, ekmek, belki biraz peynir. Ama Türk kahvaltısı bir ziyafet! Peynir çeşitleri, zeytin, domates, salatalık, bal, kaymak, sucuk, yumurta… Masa dolusu yiyecek.

İlk Türk kahvaltımda “Bunların hepsini mi yiyeceğiz?” diye sormuştum. Arkadaşlarım güldü. Şimdi ben de aynısını yapıyorum – Pazar kahvaltılarında masayı doldurmak.

Çay Kültürü: Türklerin çay tutkusu inanılmaz. Her yerde, her zaman çay. Üzgün müsün? Çay iç. Mutlu musun? Çay iç. Sıcak mı? Çay iç. Soğuk mu? Çay iç.

Kazakistan’da da çay içeriz, kültürümüzün önemli bir parçası. Ama Türkiye’de çay bambaşka bir boyutta. Çaydanlık sistemi, ince belli bardaklar, kesme şeker… Bu ritüel beni büyüledi.

İki Mutfağın Kesişim Noktaları

İki mutfak arasında şaşırtıcı benzerlikler var:

Mantı: Her iki mutfakta da var ama farklı. Türk mantısı küçük, yoğurt ve biberli yağ ile servis ediliyor. Kazak mantısı daha büyük, daha az baharatlı. İkisini de seviyorum.

Pilav: Kazak “palav” ve Türk pilavı akraba. Yağda kavrulan pirinç, et parçaları, bazen havuç ve nohut. İsimler bile benziyor.

Çorba: Et suyu bazlı çorbalar iki mutfakta da temel. Kazak “sorpa”sı ile Türk et suyu çorbası neredeyse aynı.

Hamur işleri: Her iki mutfak da hamur işine düşkün. Kazak “samsa”sı ile Türk böreği arasında ciddi benzerlik var.

Yemek Üzerinden Kültürel Köprü

Bir gün yurtta kalan Türk arkadaşlarıma beshbarmak anlattım. “Elle mi yiyorsunuz?” diye şaşırdılar. “Evet,” dedim, “beş parmak zaten bu yüzden adı bu.”

Sonra YouTube’dan video gösterdim. “Aslında mantıya benziyor ama daha büyük” dediler. Doğru, hamur parçaları mantı hamuruyla neredeyse aynı. Sadece şekil ve sunum farklı.

O gün anladım ki yemek üzerinden kültür anlatmak çok etkili. İnsanlar yemekle ilgileniyor, yemeği merak ediyor. “Nasıl bir tat?” diye soruyorlar. Anlattıkça Kazakistan’ı da anlatmış oluyorum.

Mutfakta Adaptasyon

Türkiye’de Kazak yemekleri bulamayınca adapte olmak zorunda kaldım. Beshbarmak için at eti yerine sığır eti kullanıyorum. Kımız yerine ayran içiyorum – aynı değil ama en yakın alternatif.

Bazen Türk yemeklerini Kazak tarzında yapıyorum. Mantıyı daha büyük yapıyorum, yoğurt yerine et suyu ile servis ediyorum. Türk arkadaşlarıma denettiriyorum, “ilginçmiş” diyorlar.

Bu mutfak füzyonu benim Türkiye maceramın bir parçası oldu. Ne tam Kazak gibi yiyorum ne tam Türk gibi. İkisinin karışımı bir şey ortaya çıktı – tıpkı ben gibi.

Sonuç

Yemek, kültürleri birbirine bağlayan en güçlü köprülerden biri. Bir sofrada oturup birlikte yemek yemek, saatlerce sohbet etmekten daha çok şey anlatıyor.

Türk ve Kazak mutfağı farklı ama ortak köklerden geliyor. Aynı bozkırlarda, aynı ateşin başında şekillenen bu iki mutfak, binlerce yıl sonra hâlâ birbirine benziyor.

Bir gün Türk arkadaşlarımı Kazakistan’a götürüp gerçek beshbarmak yedirmek istiyorum. Onlar da bana İstanbul’da en iyi kahvaltı yerlerini gösterecek. Böyle devam edecek bu yemek dostluğu.

Kaynaklar

Kişisel deneyimler ve gözlemler

Aile tarifleri, Kazak mutfak geleneği

Diğer Haberler

Diğer Haberler