Kazakistan’da televizyonu açtığınızda büyük ihtimalle bir Türk dizisi karşınıza çıkacak. Sabah Kazakça dublaj, akşam Rusça dublaj – günde iki kez aynı dizi. Peki bu “Türk dizi istilası” nasıl başladı?
Türkiye’ye gelmeden önce Türkiye’yi zaten tanıyordum. Ama bu tanışıklık kitaplardan, haberlerden değil, dizilerden geliyordu. “Muhteşem Yüzyıl”dan Kanuni Sultan Süleyman’ı, “Kara Sevda”dan İstanbul’un lüks mahallelerini, “Diriliş Ertuğrul”dan Selçuklu tarihini öğrenmiştim.
Türk dizileri Kazakistan’da sadece eğlence değil, bir kültürel fenomen.
Dizi Furyasının Başlangıcı
Türk dizilerinin Kazakistan’a girişi 2000’li yılların başında oldu. İlk büyük çıkış “Gümüş” (Noor) dizisiyle yaşandı. Arap ülkelerinde olduğu gibi bizde de bu dizi çok popüler oldu.
Ama asıl patlama “Muhteşem Yüzyıl” ile geldi. Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan, Osmanlı sarayının ihtişamı… Kazakistan’da herkes bu diziyi izledi. Annem, babam, büyükanne, büyükbaba – üç nesil aynı dizi etrafında birleşti.
Sonra “Kurtlar Vadisi” geldi, “Ezel” geldi, “Diriliş Ertuğrul” geldi. Her yıl yeni bir dizi furyası. Ve hepsi büyük ilgi gördü.
Sabah Kazakça, Akşam Rusça
Kazakistan’da televizyon yayıncılığının ilginç bir özelliği var: aynı dizi günde iki kez, iki farklı dublajla yayınlanıyor. Sabah saatlerinde Kazakça dublaj, akşam prime-time’da Rusça dublaj.
Neden mi? Kazakistan’da iki ana dil kullanılıyor. Yaşlı nesil ve kırsal kesim Kazakça, şehirli orta yaş nesil genelde Rusça tercih ediyor. Televizyon kanalları iki grubu da memnun etmek için bu sistemi geliştirmiş.
Ben çocukken sabah kalkar Kazakça “Gümüş” izlerdim. Anneanne akşam Rusça versiyonunu izlerdi. Aynı bölüm, iki dil, iki izleyici kitlesi.
Dizilerin Türkiye Algısına Etkisi
Türk dizileri Kazakistan’daki Türkiye algısını derinden etkiledi. İnsanlar Türkiye’yi dizilerden ibaret sanıyor. Bu bazen olumlu, bazen sorunlu.
Olumlu etkiler:
– İstanbul’un güzelliği, tarihi dokusu tanıtıldı
– Türk misafirperverliği, aile bağları gösterildi
– Türkçeye ilgi arttı, dil öğrenmek isteyenler çoğaldı
Sorunlu algılar:
– Herkesin zengin olduğu düşünülüyor
– Boğaz kenarı yalılarda yaşandığı sanılıyor
– Kadınların sürekli şık giyindiği, makyajlı olduğu algısı var
Ben Türkiye’ye geldiğimde dizilerdeki Türkiye ile gerçek Türkiye arasındaki farkı gördüm. Herkes yalıda yaşamıyor, herkesin şoförü yok, herkes her gün parti vermiyor. Normal insanlar, normal hayatlar.
En Popüler Türk Dizileri
Kazakistan’da en çok izlenen Türk dizileri:
1. Diriliş Ertuğrul / Kuruluş Osman: Tarihi diziler Kazakistan’da çok popüler. Özellikle Türk-İslam tarihi, ortak kökler vurgusu yapıldığı için ilgi çekiyor.
2. Muhteşem Yüzyıl: Osmanlı saray hayatı hâlâ konuşuluyor. Hürrem Sultan karakteri Kazak kadınlar arasında ikon oldu.
3. Kara Sevda: Modern aşk dizileri de popüler. İstanbul’un lüks hayatı, romantik ilişkiler…
4. Çukur: Aksiyon-dram türü de izleyici buluyor.
5. Hercai: Son dönemin romantik fenomenlerinden.
Dizi Turizmi
Türk dizileri Kazakistan’dan Türkiye’ye turist akışını da artırdı. İnsanlar dizi mekanlarını görmek istiyor. İstanbul’un tarihi yarımadası, Boğaz köprüsü, Kapadokya – bunların hepsi dizilerde görülmüş, şimdi ziyaret edilmek isteniyor.
Ben de ilk İstanbul ziyaretimde Topkapı Sarayı’na gittim. “Muhteşem Yüzyıl”dan tanıdığım mekânları görmek heyecan vericiydi. Dizide gördüklerim gerçek olmuştu.
Eleştiriler ve Tartışmalar
Türk dizilerinin bu kadar popüler olması herkes tarafından olumlu karşılanmıyor. Bazı eleştiriler:
“Kültürel emperyalizm”: Bazıları Türk dizilerinin yerli yapımları gölgede bıraktığını düşünüyor. Kazak dizileri Türk dizileri kadar bütçe alamıyor, kanal bulamıyor.
“Gerçekçi değil”: Dizilerdeki lüks hayat tarzının gençlerde gerçekdışı beklentiler yarattığı söyleniyor.
“Çok fazla romantizm”: Muhafazakâr kesim, dizilerdeki aşk sahnelerini eleştiriyor.
Ben bu eleştirilerin bir kısmına katılıyorum. Diziler gerçeği yansıtmıyor, bu doğru. Ama eğlence ürünleri zaten gerçeği yansıtmak zorunda değil. Önemli olan izleyicinin bunu ayırt edebilmesi.
Dijital Çağda Dizi İzleme
Artık televizyon dışında da Türk dizileri izleniyor. YouTube, Netflix, özel dizi platformları… Kazak gençler artık Rusça dublajı beklemek zorunda değil, orijinal Türkçe sesle izleyebiliyor.
Bu da Türkçe öğrenmeye teşvik ediyor. Ben de dizileri altyazısız izleyerek Türkçemi geliştirdim. Günlük dili, argo ifadeleri, deyimleri dizilerden öğrendim.
Sonuç
Türk dizileri Kazakistan’da bir kültürel köprü işlevi görüyor. İki ülke arasındaki bağı güçlendiriyor, karşılıklı ilgiyi artırıyor.
Tabii ki diziler mükemmel değil, eleştirilecek yanları var. Ama genel olarak pozitif bir etki yarattığını düşünüyorum. En azından Türkiye’ye ilgiyi artırdı, dil öğrenmeyi teşvik etti, kültürel farkındalık yarattı.
Siz de izliyorsanız Türk dizilerini, bilin ki binlerce kilometre ötede Kazakistan’da da aynı sahnelere gülen, ağlayan izleyiciler var.
Kaynaklar
Kişisel gözlemler, Kazakistan medya izleme deneyimi
Kazak ulusal televizyon kanalları yayın akışı
